Hava, su, dağlar, hayvanlar, bitkiler, vücudunuz, oturduğunuz koltuk, kısacası en ağırından en hafifine kadar gördüğünüz, dokunduğunuz, hissettiğiniz her şey atomlardan meydana gelmiştir.

Atom, en basit anlatımla bir çekirdek ve onun çevresinde dönen elektronlardan oluşur. Çekirdekle elektronlar arasında başka hiçbir şey yoktur.
En güçlü mikroskopların bile göremeyeceği kadar küçük bir alanda dönüp-duran onlarca elektron, atomun içinde çok karışık bir trafik yaratır. Çekirdeğin çevresinde, 7 farklı yörüngede, saniyede 1.000 km. gibi akıl almaz bir hızla hiç durmadan dönen elektronlar, mucizevî bir şekilde birbirleriyle bir kez bile çarpışmazlar. Tüm işleyiş mükemmel bir düzen ve kusursuz bir sistem içinde devam eder.

Sponsor Bağlantılar

Burada dikkati çeken ve Darwinistlerin gözden kaçırdığı çok önemli bir nokta var. Her şeyin kör tesadüfler sonucu aşamalı olarak oluştuğunu iddia eden Darwinistlerin, atomun içinde, hiç ivme almadan saniyede 1000 km. hızla dönemeye başlayan elektronların bunu nasıl yapabildiklerini bizlere açıklamaları gerekir.

Zira elektronlar ivme alarak yavaş yavaş saniyede1000 km. gibi bir hıza ulaşmış olsalardı, atom diye bir şeyden söz etmemiz mümkün olmazdı. Dolayısıyla canlı ve cansız hayattan da söz edilemezdi.

Peki, elektronların her biri, hiçbir aşama ve evrim sürecinden geçmeden, oluştukları anda saniyede 1000 km hızla dönmeleri gerektiğini nasıl öğrenmişler? Bu öyle bir düzendir ki, tesadüflerle oluştuğu asla iddia edilemez. Şans faktörü böyle bir düzenin sebebi olarak asla gösterilemez. Bu düzenin tek geçerli açıklaması Kuran’da bildirildiği gibi Allah’ın herşeyi kudretinin bir tecellisi olarak düzen ve intizam içinde yaratmış olmasıdır.

Her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. (Furkan, 2)

İbrahim Akın