| Hukukun Üstünlüğü, Üstünlerin Hukuku |
|
|
| Ömer Erdem tarafından yazıldı. | |||||
| Cumartesi, 21 Kasım 2009 08:01 | |||||
Mainz, 10.03.2009 Kuşkusuz bugün Türkiye`mizde artık yadsınamaz hale gelmiş olan bir „bölünmüşlük“ hali vardır. Dilerseniz buna „kutuplaşma“ da diyebilirsiniz. Ancak bu, bazı çevrelerin kasıtlı olarak pompaladığı gibi vatan toprakları yahut millet arasında meydana gelmiş olan bir bölünmüşlük değildir. Böylesi tumturaklı bir iddia „şehir efsanesi“`nden öte bir anlam taşımaz.
Bu bölünmüşlük hali tamamen zihinlerde yaşanmaktadır. Millet ile „elitist zümre“ arasındaki bu zihinsel bölünme günümüzle sınırlı değildir. Hatta bu bölünmüşlük halini Cumhuriyet ile sınırlandırmak bile tarihi gerçekliklere aykırılık teşkil eder. Zira bu bölünmüşlüğün temelinde son dönem Osmanlı aydınlarının kolay olanı seçip batı karşısında „teslim“ olmaları yatmaktadır. Bilindiğinin aksine bu ülkede „Batılılaşma“ kararını Cumhuriyeti kuranlar değil Osmanlı saray çevreleri vermiştir. Dolayısıyla bu tarihi, sözümona bozulan düzeni tamir ve tadil etmek üzere adlarına „tanzimat“ ve „ıslahat“ denilen ve müthiş bir İngiliz sevdalısı olan Mustafa Reşit Paşa tarafından imzalatılmış olan o meşùm anlaşmalara kadar çekmek mümkündür. Yapılan bu anlaşmaların neticesinde Osmanlı devleti siyaseten batılılar tarafından teslim alınmıştı. Dahası bu anlaşmalarla saray çevrelerinin zihinleri „iğdiş“ edilmiş, ardından rezil bir teslimiyet ve onun ardından da içinden çıktığı kabuğa tiksinti ile bakan salyangoz misali, kendi medeniyetini hor görme anlayışı kafalarda yer etmeye başlamıştı. Saray çevresinin adeta bir „sera bitkisi“ özeniyle beslediği bu „yarı resmi“, yarı yerli“ aydınlar vasıtasıyla kısa sayılabilecek bir zaman zarfında devlet-millet kaynaşması dinamitlenmişti. Teorik olarak Osmanlı sultanlarının yetkilerini sınırlayarak sözümona „hukukun üstünlüğü“ nü savunan bu yapılanmalar sultanların yetkilerini sınırlamayı başarmış ancak hukukun üstünlüğü yerine kelimenin tam anlamıyla bir „üstünlerin hukuku“ durumu oluşturmuşlardır. Yani sultanın yetkisi elinden alınmış ve „seçkinci zümre“`nin eline verilmiştir.Nitekim Bab-ı alinin duayenlerinden sayılan Reşit paşa hayranı İbrahim Şinasi efendi, hepsini sevgili paşası için yazdığı kasidelerinden birinde paşayı „fahr-i cihan-i medeniyet“ yani medeniyet dünyasının övünç kaynağısın diye övdükten sonra, Bu meyanda failleri ve filleri ne yahut kim olursa olsun; 27 mayıs, 12 mart, 12 eylül, 28 şubat ve benzeri bütün kalkışmaların amacı „hukukun üstünlüğünü“ yok edip „üstünlerin hukukunu“ zorla hakim kılmaktır. Sitemizde yer alan makalelerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. iletişim: yenimakale@gmail.com
|

* Arama Motorları
* Arkadaşlık
* Bilgi
* Bilgisayar
* Bitkiler
* Biyografi
* Burçlar
* Dilbilgisi
* Dinler
* Edebiyat
* Eğitim
* Eğlence
* Ekonomi
* Genel
* Güzel Sözler
* Harita
* Hava Durumu
* Hayvanlar
* Hikayeler
* Hukuk
* İlginç
* Linkler
* Makale
* MSN
* Oyun
* Özel Günler
* Resimler
* Sağlık
* Siyaset
* Sorular
* Spor
* Şiirler
* Tarih
* Teknoloji
* Turizm
* Video
* Yaşam
* Yazarlar
* Yurtlar
* Dosyalar