Kategoriler

       Haberler
       Anketler
       Resimler

       Arama Motorları
       Arkadaşlık
       Bilgisayar
       Biyografi
       Burçlar
       Edebiyat
       Eğitim
       Eğlence
       Ekonomi
       Hayvanlar
       Hikayeler
       Hukuk
       İlginç
       İngilizce Öğren
       İslam/Dinler
       Karışık
       Linkler
       MSN
       Oyun
       Özel Günler
       Resimler
       Sağlık
       Siyaset
       Spor
       Şiirler
       Tarih
       Teknoloji
       Uydu
       Web Tasarım
       Yaşam







Ziyaretci
    Toplam 1558681
    Bugun 3681

Online

343
    Dün 20560
İçerik
    Kategori 49
    Makale 665
    Haber 448
    Anket 41
    Yorum 1522
    Resim 606
    Üye 2692
Zaman
    Tarih 08.10.2008
    Saat 11:19:1


.: Yeni Makale :. Kanayan Yaralarımız

Kanayan Yaralarımız


Özel Arama

Yeni Makale Anahtar Kelimeler: İşsizlik, Türkiye de yaşamak, issizlik, maaşı, sigortası, işsizlik oranı, parası, sigortası, ev hanımı, ev kadını, ssk, parasi, istihdam, kanunu, işsizlik nedir, oranları, türk ev kadını, işsizlik Türkiye, işsizlik hakkında, türk ev hanımı, işsizlik sorunları, ev kadını olmak, maası, ev hanımı olmak, politikaları,işsiz olmak,  kanayan yaralarımız,

 

KANAYAN YARALARIMIZ

 

Türkiye'de Yaşamak ve İşsizlikKendimce yaşadığımız çarpıklıkları belirleyip sizlerle paylaşmak istedim bakalım sizlerde benle aynı görüşte misiniz yoksa ben yanlış mı bakıyorum.

 

Ülkemizde yaşanan en büyük sorun hepimizce de malum işsizlik, eğitimini tamamlamış gerçekten yetişmiş gençler bile  iş bulmakta zorlanıyor, tüm zorlukları aşıp iş bulabildiklerin de ise karşılarına özel sektörde pek çok sıkıntı çıkıyor. Bana göre çarpıklık olan  ve nerdeyse yapılan her sözleşmede  mevcut  maddeler gerçekten adil mi?

 

İlk önce rotasyondan başlamak istedim şirket prensip olarak aldığı elemanı  yine şirket içinde dilediği yere getirmekte özgür, elemanın söz hakkı yok çünkü anlaşmada olan bu maddeye “evet” dedi.

 

Diyelim  şirketin ihracatından sorumlusun ama işveren vazgeçti seni ithalata aldı olmadı sekreterliğe aldı olmadı satış elemanı yaptı, nedir bu?

 

Rotasyonun kelime anlamı dönüşüm  bu anlamda bakarsak dönüşümlü çalışma deriz zaten ifade de böyle ancak burada çalışanın geldiği durum neden hesaplanmaz?

 

Yıllarını aynı şirkette çalışarak geçiren biri belki istenilen yaş hududunu geçti, onu edinmiş olduğu kariyerden uzaklaştırıp işverenin belirlediği yere geçirmek bence çok düz bir yol değil…

 

Yine özel sektörde eleman ancak kovulması halinde tazminat hak ediyor anlaşma böyle, rotasyonla pinpon topu gibi oynanan eleman zaten kovulmayı beklemiyor bıçak kemiğe dayanıyor istifasını veriyor.

 

Şirketin  kaybı sıfır eleman işsiz…

 

Emeklilikte devlet memuru gibi toplu ikramiye alamayan özel sektör çalışanı pek çok yerden kayıplar yaşar, patronun iki dudağı arasında kalan istikbali hiç de göklerde değildir.

 

Çalışma koşulları hiç de devlet memurluğuna benzemeyen bu vatandaşlarımızın haklarını korumak gerçekten bu kadar zor mudur yoksa bu çarpıklıklar böyle sürüp gitmeli midir?

 

Özel sektörde de devletçe konulan ve işlenirliği takibe alınan maddeler çok sıkıntının halli demek olur.

 

Devletçe korunması himayesi şart olan kadınlarımız engellilerimiz çocuklarımız kısaca milletimiz belki istediklerini alamadıklarından belki seslerini duyuramadıklarından dolayı mutsuz yaşıyor. Ev hanımlarımızın namı diğer emeklisiz emekçilerimizin de durumları ne yazmakla ne anlatmakla bitecek gibi, yıllarca eşine maddi manevi bağımlı yaşayan kadın asla kendi hayatını yaşama özgürlüğünde değil. Emekçiliğin başka adı var mıdır bilmiyorum ama bana göre her ev kadını gerçek emekçidir ancak eşiyle yaşamı sona erdiğinde  naçar kalır, hayatını idame ettirme sigortası olmayan yaşadığı sürede verdiği hiçbir emeğin karşılığını alamayan emeklisiz emekçiler..

 

Evliliklerini salt maddi destek sağlamak amaçlı ayakta tutmaya çalışan ayrılması halinde yaşayacağı mağduriyetleri düşünerek beklide karaya oturan gemiyi itmeye çalışan tayfalar kadar yorgun olan çok kadınımız var, gerçek anlamda sosyal güvenceleri yok. Bu tabloyu sadece biz bilmiyoruz istatistikler bunları rakamlarla ifade ediyor ve buna rağmen gözler hala kapalı duruyor ne diyelim?

 

“Milletimizin, kavi, (sağlam-emin) mesut ve müstakar (istikrarlı, kararlı, sabit ve sakin/meskun) yaşayabilmesi (refahın adaletle tabana yayılması) için, devletin tamamen milli bir siyaset takip etmesi ve bu siyasetin, teşkilatı dahiliyemize bütünüyle mutabık ve müstenit (uyumlu) olması (dayanması) lazımdır.” diyor. Tüm yönetim unsurları ile devlet ve hükümetin buna dikkat etmesi ve icabını yerine getirmesi gerek. Zira, devlet belli bir kesim, grup veya zümrenin değil bütün halkın-milletin devletidir.”(M.N.Sınacı, 2008)

 

Ülkemiz için savaşan canlarını ortaya koyan nihayetinde kendilerine yakışır ünvanı alan gazilerimiz…

 

214 ytl olan maaşlarının 353 ytl’ye çıkması için sunulan yasa teklifi eğer onaylanırsa mutlu ve refah mı yaşayacaklar?

 

SSK'ya kayıtlı toplam 6 milyon 918 bin sigortalının yüzde 44'üne denk gelen 3 milyon 42 bin asgari ücretli var 2008’de asgari ücrete yapılacak zam, işçi ve işveren kesimlerinin mutabakatıyla belirlendi. Asgari ücret yılın ilk 6 ayında net 435 YTL, Temmuz’dan itibaren 457 YTL olacak (NTV-MSNBC). Ne yapalım sevinelim mi?

 

Hem eğitim şart söylemleri yapacaksınız hem 457 ytl ile kira öde ye iç giyin çocuklarının da iyi eğitim almasını sağla diyeceksiniz, ben de size bir şey söyleyeceğim.

 

El insaf…

 

Neresinden tutsak orasından kanayan bu yaralara gönlüm küskün dilim lal…

Bir çok ülkenin ayda takla attığı bu yüzyılda bizler hala başörtüsü ile çarpışırken gerçekten kocaman dertler içinde belki zerre olan meselelerle oyalanmak kolu kanadı kırmak kadar acı veriyor.

 

Hiçbir zaman her şeyi devlet yapsın anlayışında olmadım, dedim ki sen ağaç dik biz bakarız…

 

Ama ağaç dik yorma bizi çalılarla...







Yazar & Kaynak: Sevinç İNAL
Eklenme tarihi: 23.03.2008   
Okunma:582
Ekleyen: Sevinç İNAL
Mail: sevincinal@hotmail.com


0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Bu makaleye 14 kişi puan verdi, Toplam puan 138, Ortalama puan 9

İlgili Makaleler
 Kanayan Yaralarımız 23.03.2008

YORUMLAR


ahmet     çok çok haklısınız... 23.03.2008
İşsizlik konusunda dediklerinize tamamen katılıyorum. Bahsettiğiniz olaylar aynen başıma geldi. Çok zor Türkiye'de yaşamak ve özellikle de işsiz olmak. Makale için teşekkür ederim. Soluksuz okudum diyebilirim.


sema tekin     hoşgeldiniz 23.03.2008
yazılarınızı bu sitede de görmek mutlku etti bizi hoşgeldiniz


steve steve     kişi başına düşen milli gelir 23.03.2008
Kişi başına düşen milli gelir sürekli artıyo bunu da bir işmiş gibi sürekli anlatıyolar. asgari ücret artmadıkça veya benım cebıme giren para değişmedıkce 1 sene içinde 7500ytl den fazla kazancın oldugu zaman kesilen vergini yüzde 20 ye cıktıgı bir ülke de milli gelir artsa ne olur artmasa ne olur. Önemli olan herkesin birden gelirinin artması bu türlü olursa zengin ve fakirin arasında dengesizlik olur ve iç savaş cıkar. sizin de yorumlarınızı okudum elinize saglık


fulya     23.03.2008
ben özel sektörde çalışan biriyim.Ve bildiğiniz üzere özel sektörde devletteki gibi kalemi biri tutar bürü yazar bir diğeri siler mantığı yok.bu yüzden bırakın emeklilik ikramiyesini işimi kaybetmemek adına sabah 6 gece 2 çalışıyorum.Ve devlet şuanda bana geleceğimi garanti altına almadığı veya iş garantisi vermediği halde(devlet memuruna yaptığı gibi) bu çalışma yükünü 65 yaşına kadar çekmemi istiyor.yaptırımlara gelince dibimde garantiye gelince gölgesi bile yok.Bu yazı gerçekten okumayı ve idrak etmeyi bilen herkesin kanayan bir yarası olduğunu hatırlatıyor hoş hiç aklımızdan çıkmıyor ya:)Kaleminize sağlık sevinç hanım.


Murat HOŞGÖR     KATILIYORUM AMA? 24.03.2008
Makaleniz birçok şeyi ifade ediyor. Malesef hala güdük konularla ülkenin içerisindeki çığ gibi buyuk sorunları göremeden yaşıyoruz.Bu ülkeden 30 yıldır tartıştıgımız ve bir adım dahi ilerleyemedigimiz konuları (Kürt/Türk-Sünni/Alevi - Laik/Antilaik) çıkarsanız belki sorunları sissiz bir ortamda berrak olarak görebilecegiz.Çok genç nufusa sahip ve tarım toplumu olan bir ülkede Bilişime önem vermeden salt eğitimle söyledigimiz gerçek refah düzeyine gelemeyiz. Çalmanın,hortumlamanın,devletin malı deniz yemeyen domuz düşüncesi benliğimize hakım olduğu muddetçe malesef çalılarla uğraşacağız. Umarım ve dilerimki söylediginiz bu ağacı birileri diker, dikenlerin veya dikmeye çalışanların önünü kesmek yerine bir kova suyla sulayıp yeşermesini saglayan insanlar çoğalır. Elinize ve dilinize sağlık.


Funda     söylenecek herşey söylenmiş... 24.03.2008
Yazıda konu edilen herşey çok güzel kaleme alınmış, gerçekten kanayan yaralar ancak bu şekilde güzel anlatılabilirdi..Umarım sizler gibi yazan kalemler çoğaldıkça, kanayan yaralar azalır...Kaleminize sağlık...




Üye Girişi
Üye Ol - Şifrem?


Servisler

Mail Listesine Kayıt
Pagerank Sorgulama
Resim Yükleme


Sıralama

En Çok Yorumlananlar
En Çok Puan Alanlar
Ençok Okunanlar



Rss Kaynağı


 


Copyright© 2008 Yeni  Makale

Sayfa 0,14 saniyede yüklendi