| Duanın Mucizesi |
|
|
| Sevinç İnal tarafından yazıldı. | |||||
| Cumartesi, 11 Ekim 2008 13:05 | |||||
(Hayatımdan bir alıntı)
Yıl 1994 yer Konya… Can dostumun oğlu hasta, bana geldiklerinde gördüğüm şey 16 yaşındaki oğlunun durumuydu. Çocuk kötü görünüyordu alıp doktora götürecek gibi bile değildi, görüştüğümüz başka bir arkadaşımızdan tanıdık bir doktoru eve getirmesini çocuğun evde muayyene olmasını istedik.
Çok geçmeden doktor geldi çocuğu uzun uzun muayyene etti ve yarın dedi bir hastaneye götürün tahlillerin yapılması gerek…
Doktoru eve getiren arkadaşımızla birlikte çıktılar, arkalarından yetiştim doktor bey nesi var çocuğun dedim?
Bunu yazmak zor, orda neler hissettiğimi anlatmak imkânsız...
Gece boyunca arkadaşımdan gizli gizli evdeki sağlık kitaplarını karıştırdım kan kanseri hakkında ne yazılmışsa okudum doktor çıkarken kol altlarında bezeler oluşmuş her biri kibrit kutusu büyüklüğünde demişti onlara baktım hastalığın seyri hakkında bilgiler edindim.
Ertesi sabah erkenden hazırlandık çay yapmıştım önce bir şeyler yiyelim sonra çıkarız dedim ama çocuk yok sevinç teyze dedi ağzım çok kötü yara, ben yiyemem…
Hastaneye girdiğimizde içimden defalarca aynı şeyi fısıldıyordum Rabbim Rabbim ne olur arkadaşıma yavrusunu bağışla…
Bir sürü tahlil yapıldı ilik tahliline kadar hepsi ve doktor teşhisini söyledi.
Çocuğun duymamasına özen gösterdik sadece, annenin duymasını nasıl engelleyebilirdik ki..
Eve döndüğümüz de içeriye yatağına yatırıp ona bir şey belli etmemeye çalıştık becerebildik mi hala bilmiyorum…
Arkadaşımla salona geçtik ve artık onun kendini bıraktığı, gözyaşının gerçekten sel olduğu anına ortak oldum, sadece izledim ve ağladım başka bir şey yapamadım…
Sabaha kadar ağladı sabaha kadar da dua etti.
Rabbimmm diyordu rabbim sen gökteki kuşlara kanat verdin uçurdun benim ömrümden oğluma ver saçımın telleri kadar ömür bağışla yavruma sen ol dersen olmaz mı? İnanılmazdı…
Hava ışımaya başlamıştı yerimden kalktım çocuğa bir çorba hazırlayayım dedim mutfağa girdim bir tarafa da çay suyu koydum.
Ağzım yara dedin ya çorba hazırlamaya gelmiştim demeye çalıştım ama gözlerime inanmıyordum ki…
Arkadaşım yanımıza geldi ve günaydın oğlum nasılsın dedi çocuk annesine döndü iyim anne galiba gripti geçti dedi, anne he oğlum gripti geçti gitti işte diye cevap verdi.
Kahvaltımızı yaptık, ancak içim bir türlü rahatlamıyordu arkadaşıma doktoru tekrar çağıralım yeniden muayyene etsin dedim tamam dedi.
Elinde bizden aldığı tahlil sonuçları vardı bir gece evvel muayene ettiği hastaydı bu çocuk… Ayağa kalktı özür dilerim dedi, ama ben yanıldığımı kabul etsem bile işte tahlillerde burada diğer doktor arkadaşımın da teşhisi aynı ancak dün gece kol altlarında bezeler doluydu ve çocuk çok kötü durumdaydı bugün ne oldu?
Bugün ne oldu doktor bey, bugün olan şey dün gece sabaha kadar ağlayan annenin rabbine yakarışına cevap geldi, bugün olan şey Rabbiimm diye seslenen kulun geri çevrilmediğinin ispatıydı, bugün olan şey neydi biliyor musun sevgili doktor? Ellerin yukarıya kalktığı yüreğin çığlık attığı ömrümden al yavrumun ömrüne ver diye ağlayan anneye ‘buyur’ demekti.
Bu duanın mucizesiydi, bu bir annenin feryadına yüce Yaradan’ın ‘’buradayım’’ demesiydi, bu ‘’bana dua ile geleni kapımdan geri çevirmem’’ sözüne tescildi,
Bunu yaşadım ve ben tanıklık ettim, yıl 2008 oğlumuz aslan gibi rabbim onu anasına babasına bağışlasın… Sitemizde yer alan makalelerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. iletişim: yenimakale@gmail.com
|
|||||
| Son Güncelleme: Cuma, 31 Ekim 2008 00:30 |

* Arama Motorları
* Arkadaşlık
* Bilgi
* Bilgisayar
* Bitkiler
* Biyografi
* Burçlar
* Dilbilgisi
* Dinler
* Edebiyat
* Eğitim
* Eğlence
* Ekonomi
* Genel
* Güzel Sözler
* Harita
* Hava Durumu
* Hayvanlar
* Hikayeler
* Hukuk
* İlginç
* Linkler
* Makale
* MSN
* Oyun
* Özel Günler
* Resimler
* Sağlık
* Siyaset
* Sorular
* Spor
* Şiirler
* Tarih
* Teknoloji
* Turizm
* Video
* Yaşam
* Yazarlar
* Yurtlar
* Dosyalar