Sıfır zaman…

Büyük bir patlama ve parçalanma!

Ve kâinat oluş sürecine girdi. Hiçliğin karanlıklar okyanusunda gök cisimleriyle birlikte yerküre ve üzerinde soluk alıp veren bedenli canlılar hayat sahibi oldu…
Zülkarneyn

Sponsor Bağlantılar

O inkâr edenler bilmiyorlar mı ki, göklerle yer bitişik/bir arada idi; (Ratk)
Biz onları ayırdık! (Fatk)
Hayatı olan her şeyi de sudan yarattık! (Kur’an, Enbiya s. 30)

Zerrelerin bir araya gelmesiyle birlikte yoğunluk, biçim ve hacim kazanan ve durmaksızın dönen uçsuz bucaksız devasa bir alem içinde soyut ve somut varlıklar, kâinata konan yasalar içinde hareket etmekte ve yalnızca, eşsiz-benzersiz, aşkın bir güç olan Tanrı, bu sınırlar ve sınırlamaların dışında bulunmaktadır; çünkü o, oluş sürecinin başlatıcısı, yasa koyucusu ve mutlak egemen olandır…

Kur’an, Kehf suresi 83-99’da bahsi geçen Zülkarneyn (1), Tanrı’nın kendisine verdiği Sebeb/ ulaştırıcı ile gelecek ve geçmiş zamanlara yolculuk yapmış varlıktır. Zülkarneyn, bu yolculukları sırasında, gittiği yerlerdeki bazı olaylara da henüz başlangıç safhasında müdahale ederek, o olayların tarihi seyrini değiştirmiştir.

Kimi kez, “Dünya Hâkimi Kral”, kimi kez de “İlim Verilen Kul”, “Âlim Kul” veya “Şehrin Öbür Ucundan Koşarak Gelen Adam” kimlikleriyle, tarihin çeşitli zamanlarında ortaya çıkan Zülkarneyn, halkımızın “Hızır” diye nitelendirdiği varlık, bir “Tarih gezgini” ve bir anlamıyla da “Zamanın İzi”dir.

Hubr, “Geçmişi ve geleceği kapsayan, olmuş ya da olacak olayları özüyle bilme bilgisi” demektir. Hubr sözcüğü, Zülkarneyn ayetlerinden başka, yine Kehf suresindeki Musa ile âlim kul kıssasında da geçmektedir. Bu kıssanın anlattığı Âlim Kul, geçmiş ve gelecek bilgisine sahiptir.

Kehf s. ayet 91’de “İşte böyle… Biz, onun yaşadıklarını hubr ile kuşattık” denmekte ve bu sözcük Zülkarneyn için de kullanılmaktadır.

Zülkarneyn ile “Âlim Kul”un ortak özelliği, geçmiş ve gelecek bilgisine sahip olmalarıdır. Farklı zamanlarda ve farklı unvanlarla ortaya çıkan aynı varlıktan söz ediliyor. Ayrıca, Hz. Süleyman’a, Belkıs’ın tahtını getiren “İlim Verilen Kul”un, önemli bir bilgi vermek ve resulleri desteklemek için “Şehrin Öbür Ucundan Koşarak Gelen Adam”ın, ya da resullerin zor anlarında onlara yardım eden “İmanını Gizleyen Adam”ın da yine Zülkarneyn olma ihtimali çok güçlüdür.

Dünya, gökada içindeki seyrine aralıksız devam etmektedir. Büyük patlamadan (Bing Bang) bu yana milyar yıllar geçmiş, başlangıç noktasından (Solar ant apeks), varış noktasına (Solar apeks) doğru bir hayli mesafe de kat etmiştir. Doğanlar gemiye yeni gelmiş, hayatı sonlanan yolcular ise gemiden inmişlerdir.

Güneş, mütemadiyen doğup batmakta ve bu döngüye “zaman” adı verilmektedir. Zaman oku sürekli “gelecek” yönünü işaret ederek ilerlemektedir. Mavi geminin yolcuları geminin hızıyla sınırlı olduklarından, zaman okunun tersine, yani “geçmiş”e ve zaman okunun ilerisine yani geleceğe gidememektedirler. Ancak, uzayda zaman aralıkları değişmektedir. Milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın ışığı, milyonlarca yıl sonra dünyamıza ulaşabilmektedir ki, bu yıldızların bazıları da ölmüştür.

Hız, zamanda yolculuğun olmazsa olmaz koşulu olarak insanlığın önünde durmakta ve ışık hızından daha yüksek bir hıza erişilebilirse eğer böyle bir yolculuğun mümkün olabileceği düşünülmektedir. İşte Zülkarneyn bunu başaran, yani zaman okunun hem ilerisine ve hem gerisine gidebilen kişidir. Kendisine verilen güç (Mekkene) ve ulaştırıcılar (Sebeb) sayesinde geçmiş ve gelecek zamanlara yolculuk yapmış/ yapmaktadır. Hazreti Süleyman’a, Sebe melikesi Belkıs’ın tahtını çok kısa bir an içinde -Göz kırpmadan önce- getiren “İlim Verilen Kul” da Zülkarneyn’dir. Bu olaydaki anlatım ve tasvirlere göre en az ışık hızıyla hareket etmiş olmalıdır.

Tanrı, bir kuluna (Zülkarneyn) zamanda ileri ve geri (Güneşin battığı yer, Güneşin doğduğu yer, İki Dağ Arasındaki Yer) gidebilme kudreti vererek, hayatı olan canlılardan biri olan insana önemli bir bilgi sunmuştur.

Aklın sınırlarını zorlayan hakikat bilgisi hubr, her şeyin olup bittiğini, hayat denen, mutlak ve bire bir o an için yaşanıldığı sanılan maceranın, daha önce kayda alınarak kozmik arşivde tutulan içerikten başka bir şey olmadığını; hakikatte olanınsa, insanoğluna bir bütün halinde ve ayrıntılarıyla adeta kendi kişisel öykülerinin izlettirildiğini haber vermektedir.

“Ve biz, her bir insanın kaderini/ yaşam süreci içinde yaptıklarını kendi çabasına bağlı kıldık. Nitekim “Kıyamet Günü” onun önüne her şeyi kayıtlı bulacağı bir sicil koyacağız;”

Oku sicilini! Bugün kendi hesabını görmek için sen sana yetersin!

Zülkarneyn, dünyaya ait zamanlarda dolaşmış; ancak o, serüvenin başlangıç ve sonu arasında kalan sınırın dışına da çıkamamıştır.

Ayrıca Tanrı, Dünya hayatının dışındaki başka bir zaman boyutundan (kozmik alem) haber vermektedir…

GezGin

(1)Zü=Sahip, Karn=Zaman, Eyn=İki demektir; Zülkarneyn ise “İki Zaman Sahibi/Gezgini ya da Tarih Gezgini” veya tercih ettiğim şekliyle “Zamanın İzi” anlamına gelmektedir.

* Zamanın İzi (1) “Geçmiş ve Gelecek Bilgisi”
* Zamanın İzi (2) “Büyük Fırtına”
* Zamanın İzi (3) “Mehdi, Mesih ve Deccal”
* Zamanın İzi (4) “Geleceğe Yolculuk”
* Zamanın İzi (5) “Ateşin Külü”