Tevrat ve İncil metinlerinde yer alan rivayetlerin, Siyonist Evangelist mantık temelli yorumuna göre; “Kıyamet yaklaştığında, Kudüs yakınlarındaki Megiddo denen yerde, Şeytan’ın önderlik ettiği, adına Gog ve Magog denen istilacılar, insanlara ve ülkelere saldıracak, böylece küresel bir savaş (Armageddon) çıkacak, tüm dünya büyük bir kargaşa ortamına sürüklenecektir.
Ardından İsa yeryüzüne inecek ve o anki inananlarla birlikte, kendisine inanıp da ölmüş olan insanları da dirilterek, bin yıl boyunca yeryüzünde adalet ve huzuru egemen kılacaktır.

Sponsor Bağlantılar

Tanrı’nın çağrısı ve baş meleğin -Cebrail- seslenmesiyle o, gökten inecek ve önce Mesih’e ait ölüler dirilecek.” (Selanikliler, 4.Bab, 16–17)

Bin yıllık süre dolunca Kıyamet kopacak, İsa ve ona inananlar -Hıristiyan ve Yahudiler- cennete gireceklerdir.

Bin yıl dolunca, Şeytan, zindanından çözülecek, yerin dört bir köşesindeki uluslar ile Gog, Magog’u saptırmak ve onları cenk için bir araya getirmek üzere çıkacaktır. Onların sayısı denizin kumu gibidir.” (İncil/Vahiy 20. Bab 7–8)

Üç kötü ruh, kralları, Armageddon denen yerde topladılar.” (Vahiy 16:16)

Armageddon, İbranice Megiddo Tepesi anlamına gelen “Harmegiddo” sözcüğünün Yunanca okunuşu olup, “iyiler” ve “kötülerin” kıyamet öncesi bir zamanda son büyük savaşına sahne olacak yerin adıdır. Megiddo Tepesi, İsrail’de, Hayfa Limanının 18 mil güneydoğusunda ve Kudüs‘ün yaklaşık 55 mil kadar kuzeyindedir.

Eski Ahit‘teki kehanete göre, dünyayı ele geçirmeye çalışan güçler, yeryüzünün ve tüm dünyanın kralları, Doğu’dan, Fırat Nehrinin doğusundan gelen krallar toplanacak ve muazzam sayıdaki ordular, dehşetli silahlarla çarpışacaklardır.

Evangelistler, Armageddon’da “Deccal” ile yani Müslümanlarla savaşacaklarına inanırlar. Evangelistler’e göre inançsızlar da bu savaşta Müslümanların yanında yer alacaktır.

İsa’nın ölümünden itibaren, iki bin yıldır, zaman aralıkları vererek Kıyamet Savaşı’nın vuku bulacağını söyleyen Protestan Evangelistler, önce Komünist ve Kapitalist sistemler arasında, sonra da sarı ırk (Çin) ve beyaz ırklar arasında çatışma olacağını öne sürmüşlerdir, ancak şimdiye kadar beklenen büyük çaptaki “Son Savaş” henüz gerçekleşmemiştir.

Bu köktendinci anlayış, Arap–İsrail, İslam-Hıristiyan medeniyetleri arası çatışma beklentisi ile Armageddon’u beklemekte ve böyle bir çatışmanın çıkması için tarihin akışını hızlandırmaya uğraşmaktadırlar.

2.Petrus kitabında, bu savaşın çabuklaştırılması için, “Tanrı’nın gününü bekleyip o günün gelişini çabuklaştırarak kutsallık içinde yaşamalı ve Tanrı yolunu izlemelisiniz” önermesinde bulunmuştur. (2. Petrus 3/9–1)

Bilhassa İncil yorumcularının geliştirdiği “Eskatologya” adı verilen “Kıyamet haberleri” ve bunları yorumlama disiplini, bir Hıristiyan ilahiyatı konusu ve Hıristiyan teolojisi ana dallarından biridir.

Tevrat’ın, “Hezekiel, Daniel” gibi bölümlerinde, İncil’in ise “Vahiy” bölümünde anlatılan ve Kıyamet öncesi kargaşa ortamının müsebbibi ve Kıyamet savaşının bir parçası olacağına inanılan Gog, Magog öyküsü ile Kuran’ın Enbiya suresindeki Ye’cuc ve Me’cuc anlatımı yüzeysel bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde, sanki birbirine benziyormuş gibi görülse de daha ayrıntılı incelendiğinde,  işin esası ve mantığı bakımından hiç de öyle olmadığı görülecektir.

Kuran’a göre: Nihayet, Ye’cuc ve Me’cuc açıldığı zaman ki onlar, her tepeden inerler… (Enbiya s. 96)

İncil’e göre: Kıyamet saati geldiğinde, yani onun alameti sayılan Gog ve Magog istilası söz konusu olduğunda, beklenen gelişme, İsa’ya inanan ölülerin dirilmesi, İsa’nın yönetiminde bin yıl sürecek “Tanrının Krallığı”dır.

Kuran’a göre: Ve Kıyamet/vaad’ te YAKLAŞTIRILMIŞTIR artık, işte tam o an, o İNKÂRCILARIN gözleri dehşetten donuverir de, “Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan GAFLET içindeydik. Hayır! Biz ZALİM kimselerdik” derler. (Enbiya s.97)

Enbiya suresi 96. ayette bahsedilen ve Kehf suresinde de yer alan Ye’cuc ve Me’cuc’un etrafında üretilen efsaneler, esas itibariyle Hıristiyan ve Yahudi teolojisinden –Gog, Magog ve Armageddon hikâyesi- bir alıntıdır.

Kuran’ın inişinin ardından bu yana geçen zaman içinde oluşan İslam kültür ve külliyatında, Ye’cuc ve Me’cuc’un çıkışı ile Kıyamet öncesindeki olayların, Kıyamet sürecinin bir parçası ve karışıklık ve kargaşa nedeni olacağı, son vakit geldiğinde ise Müslüman olmayanların korku, pişmanlık ve cezadan kurtulamayacağı…

Ve İsa’nın gökten ineceği, Mehdi’nin zuhur edeceği gibi inançlar, belli -genel kabule göre her asırda bir– aralıklarla beklenen Mehdi’nin, Kıyamet alameti olarak Şam Camii minaresine ineceği ve İsa’nın tekrar yeryüzüne geleceği gibi itikatlar, İslam ilahiyatı içine Tevrat ve İncil hikâyelerinden kopya edilmiştir. Yani bazı eller, İslam’da Hıristiyan Eskatolojisi’ne benzer bir yapı oluşturmuştur.

Tek farkla ki, bahse konu gelişmeler olduğunda, Müslümanlara göre Kıyamet kopmuş olacak, Hıristiyanlara göreyse İsa gözetiminde ona inanan ölüler dirilecek ve bin yıl krallar gibi yaşadıktan sonra Kıyamet kopacaktır.

Oysa Tanrı, Enbiya suresinde anlattığı Ye’cuc, Me’cuc ve Kehf suresinde konu ettiği Zülkarneyn kıssası ile Musevilikte, fakat ağırlıklı olarak Hıristiyan ilahiyatı Eskatoloji’sinde yer alan Gog ve Magog efsanesi üzerinden üretilen Kıyamet inancını yıkmak, tahrif edilen Tevrat ve İncil anlatılarını düzeltmek, kirlilikten arınmış berrak bir bilinç inşa etmek istemiştir.

O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir, Baba’dan başka kimse bilemez… (İncil/Matta, 24:36)

GezGin

(1)Eskatoloji, Yunanca “Son” sözcüğünden türemiş, teoloji (dinbilim) ve felsefenin bir bölümüdür. İnsanlığın nihai kaderi veya dünya tarihinin sonuçlandıran olaylar, daha kaba bir tabirle dünyanın sonu ile ilgilenen bir disiplindir.

Birçok din, öğreti veya kültte dünyanın sonu gelecekte olacak bir olay olarak kutsal metin, mit veya folklorda belirtilir. Daha geniş bir açıdan Eskatoloji, Mesih, Mesih Çağı, Ahiret ve ruh gibi konuları da kapsar. Farklı inanışların eskatolojik inançları ve düşünceleri farklı olsa da belli benzerlikler vardır.