Depremler, su baskınları, kıtlık gibi doğal felaketler,

Küresel ısınma, güneşte meydana gelebileceği öngörülen büyük fırtına (Manyetik Kıyamet),

Sponsor Bağlantılar

Göktaşlarının çarpması ve sonuçları bakımından düşünüldüğünde dehşet veren diğer gelişmeler ve izlenimler…
Kuzey Afrika ve Orta doğu coğrafyasını yeniden tasarımlamaya çalışan Küresel Emperyalist katillerin işlediği cinayetler ve sebep oldukları kargaşa…

Yenidünya düzeni ve nükleer silahların da kullanılabileceği küresel bir savaş (3. Dünya Savaşı) ihtimali ve beklentisi…

Liberal kapitalist sistemde meydana geldiği söylenen arızalar, Çin’in hızlı yükselişi, dünya piyasalarındaki kriz ve çalkantılar… Tüm bunlar, “Mavi Küre”nin açık ve yakın bir tehdit altında olduğunun göstergeleridir.

Diğer yandan Kıyamet savaşı (Armageddon) senaryoları:

Gidin, Tanrı’nın öfkesiyle dolu yedi tası yeryüzüne boşaltın!

Armageddon,  Hıristiyan ve Musevilikte, Dünyanın sonu yaklaştığı vakit ortaya çıkacağı söylenen “Büyük Savaş”a verilen adıdır.

Kitabı Mukaddes’in “Vahiy bölümü”nde geçen Armageddon sözcüğü Museviler’den ziyade Hıristiyanlar için önem arzetmektedir. Museviler, İsa’yı Mesih olarak kabul etmezler. Hazreti Davud soyundan geleceğine inandıkları başka bir Mesih beklerler. Bu nedenle, Armageddon’la ilgili kavramlar Kitabı Mukaddes’in tümü için geçerli olsa da, Vahiy bölümündeki içerik ve anlatılar, Museviler’in Hıristiyanlara karşı aynen inanmış numarası yapmalarına karşı, daha çok evangelist Hıristiyanların inanıp rağbet gösterdiği bir konudur.

Vahiy bölümü 16/1: Sonra tapınaktan yükselen gür bir sesin 7 meleğe, “Gidin, Tanrı’nın öfkesiyle dolu 7 tası yeryüzüne boşaltın!” dediğini işittim.

Vahiy bölümü 16/12: 12. Altıncı melek, tasını büyük Fırat Irmağı’na boşalttı. Gündoğusundan gelen kralların yolu açılsın diye ırmağın suları kurudu. 13. Bundan sonra ejderhanın ağzından, canavarın ağzından ve sahte peygamberin ağzından kurbağaya benzer üç kötü ruhun (vahiyler) çıktığını gördüm. 14. Bunlar doğaüstü belirtiler gerçekleştiren cinlerin ruhlarıydı. Her Şeye Gücü Yeten “Tanrı’nın büyük günü”nde olacak savaş için bütün dünyanın krallarını toplamaya gidiyorlardı. 15. “İşte, hırsız gibi geliyorum! Çıplak dolaşmamak ve utanç içinde kalmamak için uyanık durup giysilerini üstünde bulundurana ne mutlu!” 16. Üç kötü ruh, kralları İbranice Armageddon denilen yere topladılar. 17. Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, “Tamam!” dedi. 18. O anda şimşekler çaktı, uğultular, gök gürlemeleri işitildi. Öyle büyük bir deprem oldu ki, yeryüzünde, insan oldu olalı bu kadar büyük bir deprem olmamıştı. 19. Büyük kent üçe bölündü. Ulusların kentleri yerle bir oldu. Tanrı Büyük Babil’i anımsadı, ona ateşli gazabının şarabını içeren kâseyi verdi. 20. Bütün adalar ortadan kalktı, dağlar yok oldu. 21. İnsanların üzerine gökten tanesi yaklaşık kırk kilo ağırlığında iri dolular yağdı. Dolu belası öyle korkunçtu ki, insanlar bu yüzden Tanrı’ya küfrettiler.

Har” İbranice dağ demektir. Megiddo ise bir bölgenin adıdır. Megiddo, tam anlamıyla dağlık bir yer değildir; çünkü yüksekliği çevresiyle kıyaslandığında 30 metreyi ancak bulmaktadır. Kitabı Mukaddes’in Vahiy bölümünde geçen bu sözcük, doğrudan doğruya bu yerle mi ilgili kullanılmıştır bilinmez. Çünkü hem Dünya’yı ifade etmekte ve hem de bir bölgeyi işaretle ad olarak kullanılmakta olan Armageddon, kavramsal manada çeliştiği halde aynı şeymiş gibi nasıl sunuluyor ve ayrıca Dünya’nın sonu ile ilgili bir savaş, bütün Dünya’yı kapsayacağı söylenen bir savaşla nasıl ve hangi yönleriyle bağdaştırılıyor? Bunu anlayabilmek güç bir meseledir. Megiddo, küçük bir yerdir ve Dünya’nın bütün uluslarına ait orduları içine alamayacağı kuşkusuzdur.

Armageddon, Kitabı Mukaddes’in Vahiy bölümünde geçer. Armageddon ifadesi, “Dünya’nın Sonu” anlamında mı, yoksa kendisinden bir önceki “Dünya düzeninin sonu” anlamında mı kullanılmıştır, bu yönüyle de anlaşılabilir açıklıkta değildir.

Dünyanın sonu için İlahi planın tamamlanacağına inanan Mega Kilise papazları, Inglewood’da bir araya gelmiş ve “Büyük Görevin İcrası”, yani yeryüzünde yaşayan toplumların İsa’nın mesajından haberdar olması için küresel haberleşme araçlarını nasıl daha etkin kullanılabileceklerini ve izleyecekleri stratejilerinin ne olacağını müzakere etmişlerdi.

Bazı Yahudiler de kendi Mesihlerini gökyüzünden indirmek için Müslümanların kutsal saydığı mabetlerden olan Mescid-i Aksa‘yı yıkarak, yerine yeni bir mabet (Süleyman Tapınağı) inşa etme çabası içine girmişlerdi. Mabedin temelinde kullanmak üzere 6,5 tonluk köşe taşları yaptılar, din adamları için beyaz keten giysiler, mücevher süslü göğüslükler ve gümüş borazanlar hazırladılar.

Aynı maksatla, Clyde Lott isimli bir vaiz, Mesih’in gelişine yol açmak için Misisipi’de sığır besiciliği yaparak kızıl tüylü, ayıpsız, işe vurulmamış bir inek kurban etmek niyetiyle üretimde bulundu. İneklerden sadece bir tanesi “Rabbi”lerin aradığı vasıflarda görülüp onay almıştı.

Kıyamet Savaşı, yani Armegeddon’u zorlayarak, kendi Mesihlerini indirme inancında olan fundamentalist Evangalicalist Hıristiyan Siyonistler ile önce Filistin, sonra tamamen Orta Doğu ve giderek bütün dünyayı ele geçirmek isteyen Yahudi Siyonistler işbirliği halindedirler.

Evangelism, Dünyayı “Kıyamet Savaşı”na zorlayan İncil tebliğciliği hareketidir. Evangelicalism ise bu hareketten zuhur etmiş daha fundamentalist, daha politik tarzdır. Kendi tanımlarıyla, “Israrlı İncil Misyonerliği” faaliyetidir.

16. yüzyılda Protestan reform hareketleriyle bu inancın temelleri atıldı, Luther kiliseleri, John Calvin ve Huldryeh Zwingli gibi reformcu kiliselerden ayrı olarak “Evangelical Kiliseler” namıyla tanınmaya başlandı.

18. yüzyılda İngiltere kilisesinde John Wesleyci diriliş, Evangelical grubun asıl kaynağını oluşturdu. John Wesleyci hareket, İngiliz Hıristiyanlığını
yönlendirdiği gibi Amerikan Hıristiyanlığını da etkisi altına aldı. Bu yeni uyanış ve heyecan, aydınlanma ve “deizme” bir tepki olarak doğmuştu.

Başlangıçta, bireysel hidayet ve dindarlık, İncil çalışmaları, kamu ahlakı, İncil’in öğretisini yayma ve bu konuda işbirliği üzerinde durma faaliyetlerini icra ederken, 1973’de ABD’de yüksek mahkemenin verdiği, “Eyaletlerin kürtajı yasaklayan kanun yapamayacağı” na dair kararından sonra, iyiden iyiye siyasi bir harekete dönüştü ve Amerikan Devlet politikalarını yönlendirmeye başladı.

Evangelical hareketin inanç esasları:

.Kitab-ı Mukaddes’in lâfzî doğruluğuna inanmak,
.Toplumları Hıristiyanlaştırarak kurtuluşa erdirme faaliyetlerine önem vermek,
.Kitab-ı Mukaddes’in mesajına dayanan Protestan yasasını, Tanrı’nın insanlığa vahyi ve dini otoritenin tek kaynağı olarak kabul etmek,
.Kitab-ı Mukaddes’in kehanetlerini “Periyodik Dini Hâkimiyetçiler” in anladığı biçimiyle anlamak,
.Misyonerlik faaliyetlerini teşvik etmek,
.Hıristiyanların başkalarını Hıristiyanlaştırma görevlerinin olduğunu kabul etmek,
.Kurtuluş ve günahların affı için yapılan amelleri değil, İsa’ya inanmayı esas almak; İsa’nın haç üzerindeki kurtarıcı aksiyonunun biricik yol olduğuna inanmaktır.

GezGin

* Zamanın İzi (1) “Geçmiş ve Gelecek Bilgisi”
* Zamanın İzi (2) “Büyük Fırtına”
* Zamanın İzi (3) “Mehdi, Mesih ve Deccal”
* Zamanın İzi (4) “Geleceğe Yolculuk”
* Zamanın İzi (5) “Ateşin Külü”