– “…Güneş’in Battığı Yer’e vardığında, onu, kara balçıklı bir pınara batar buldu…”

Sponsor Bağlantılar

Güneş sistemi ve onun küçük bir unsuru olan dünya bir “Kara Delik”te yok olacak!

Bu, evrenin nasıl sonlanacağıyla ilgili Kuran’ın Kehf Suresinde bildirdiği senaryodur.
Güneşin Battığı Yer

Birinci Yolculuk:
O da bir ulaştırıcıya/sebeb tabi oldu. (1)
Ta ki, Güneş’in battığı yer/Mağribe’ş-şems’e (2) vardığında; onu, kara balçıklı bir pınar/çukur/delik/göz’a (3) batar buldu. Yanında da bir kavim belirdi;
-“Ey Zülkarneyn! İster bunlara azap/imha/ceza/eziyet et; istersen güzellikle/uyarıcı, ıslah edici tarzda muamele et!” dedik.
-“Zulmedene azap ederiz! Ardından Rabbine döner, O’ da benzersiz bir azapla/derin bir hasret ve pişmanlık çektirerek onlara azap eder!”
-“Fakat inanıp yararlı iş yapana en güzel bir mükâfat vardır ve ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleriz” dedi. (4)

Zülkarneyn, gelecek zamanın son evresine yakın bir çağa ulaştı; yıpranmış, yiyecek ve su kaynakları azalmış, yorgun bir dünya ile karşılaşmıştı.

Daha da kötüsü, insanoğlu yaşam kaynaklarının kıtlığı da bir neden olmakla beraber, tutkuları ve zirve yapan bencilliği yüzünden vahşi beşeriyetten gelen tabiatına geri dönmüş, kadim zamanlardan geleceğe akıp giden tarihinde, daha önce emsali görülmeyen dehşet verici bir zulüm çağını başlatmıştı. Tanrı’nın saatiyle bu çağ, mavi geminin seyir defterine düşen son kayıtlar, zil çalıp da perde kapanmadan önceki sahnelerinin gösterime sunulduğu son dönem idi…

Tanrı, Zülkarneyn’e:
-“İster bunlara azap et, istersen güzellikle muamele et!” dedi.
O da zulmün patronlarını yakaladı ve dedi ki:
-“Bundan böyle zalimleri cezalandıracağız!
-“Sonra tüm varlığın yaratıcısına ulaşacak olan böyleleri, O’nun benzeri görülmemiş, derin pişmanlıklar uyandıran azabına uğrayacaklardır!” diye de ekledi.
Zulüm çağının kan dökücü önderlerinin gözleri korku ve dehşet ile donup kalmıştı.
Ve “Yeryüzünün Güçlü Kralı Zülkarneyn” hitabına şöyle devam etti:
-“Fakat inanıp yararlı işler peşinde koşanlara en güzel ödüller vardır ve böylelerine buyruğumuzdan kolay olanı söyleyeceğiz!

Zülkarneyn’in bu müdahalesi, Tanrı’nın dilemesi ve izni ile yeryüzüne bir-kaç sahne daha kazandırdı sadece… Ancak, biraz ileride gözler büyük bir felaketin dehşetiyle donup kalacak. Tanrı’nın, evrene koyduğu saat durmaksızın çalışmakta, son dönemecine doğru hızla yaklaşmaktadır ve nihayet bitiş düdüğü çalacak ve evren denen sahne de dürülüp kaldırılacaktır…

GezGin
______________________________
(1)Bir ulaştırıcıya bağlandı (Sebeb; ulaştırıcı, vasıta)
(2)Güneşin battığı yer (Güneşin battığı yer, uzak batı anlamında kullanılamaz; çünkü dünya küre şeklindedir, güneş bir noktada batmışsa, diğer bir noktada doğmuş demektir)
(3)Tagrubu: Batıyor, Fi aynin: Pınar/ Delik/ Çukur/Göz içine, Hamietin: Karanlık/ Bulanık çamurlu. “Tagrubu fi aynin Hamie (tin)”: Onu, yani güneşi “Kara balçıklı bir pınara, ya da bilimsel ifadesiyle bir kara deliğe batarken buldu anlamına gelir. Güneş sistemi, kara deliğe henüz gömülmemiştir, ancak yörüngesine girmek üzere çok yaklaşmıştır.
(4)Kehf Suresi 85-88

* Zamanın İzi (1) “Geçmiş ve Gelecek Bilgisi”
* Zamanın İzi (2) “Büyük Fırtına”
* Zamanın İzi (3) “Mehdi, Mesih ve Deccal”
* Zamanın İzi (4) “Geleceğe Yolculuk”
* Zamanın İzi (5) “Ateşin Külü”