Erden ÖZKANT

İnsanlar bazen yaptıkları hareketlerden, söyledikleri sözlerden dolayı utanabilmeliler.

Aynı şekilde medya da yaptığı ve/ veya yap(a)madığı haberlerden dolayı utanabilmeli.
Ama medyamızın utanma duygusu yok bazı insanlarda olduğu gibi…

Sponsor Bağlantılar

Doğrusu ya, medyamızın utanması hiçbir zaman söz konusu olmadı zaten. Ne 28 Şubat sürecinde ne de 27 Nisan e- muhtırasında…

Medyanın aynı utanmazlığı hala devam ediyor maalesef.

Örnekler çok…

Ama biz Uludere Katliamı ile başlayalım.

28 Aralık 2011 gecesinde Şırnak’ın Uludere İlçesi’nde TSK’ya ait F- 16 Jetleri tarafından 34 vatandaşımız bombalanarak öldürüldüler.

Ama hem televizyonlar (haber televizyonları da dâhil) hem ajanslar hem de gazetelerin internet sitelerinde bu katliam saatlerce duyurulmadı, haber değeri görmedi.

Sınırda 34 kişi öldürülüyor ama haber değeri olmuyor bu ülkede!

Doğrusu ya olay İstanbul’da olsaydı veya 34 insan TSK’ya ait bombalar yüzünden değil de mesela bir trafik kazasında ölselerdi acaba yine aynı duyarsızlık olur muydu medyada?

Katliamın ardından haftalar geçti…

Bir kısım medya orduyu, bir kısım medya ise hükümeti korumak için olayın üzerini örtmek istiyor. Bu yüzden katliamın üzerine gitmiyor, Heron kayıtlarını izleyen TBMM İnsan Haklarını İnceleme üyelerinin anlatımlarını görmezden geliyor, görüntüleri izleyen komisyon üyelerinden “Bombalananlar, kaçakçı mı terörist mi belli değil” diyen milletvekillerinin sözlerini birinci sayfaya koyup, diğer üyelerle konuşmuyor bile medya. Hâlbuki komisyonun bazı üyeleri, olayı net bir şekilde anlattıktan sonra “Bombalananların köylü olduklardı belli” diyor ama medyanın büyük bir kısmı, bu milletvekillerinin söylediklerini görmezden geliyor.

Hatta devletin gazetesi tanımına ‘cuk’ diye oturan gazete, komisyon üyelerinin Heron kayıtlarını izlemesini haber değeri olarak bile görmüyor!

Bir başka örnek daha…

Ankara’da Kamu İhale Kurumuna yönelik bir yolsuzluk operasyonu yapıldı ve birçok kişi gözaltına alındı geçtiğimiz günlerde.

Operasyonun ardından çok ciddi bilgi ve belgeler ortaya çıktı.

AKP’li bürokratların nasıl rüşvet aldıklarını ortaya koyduğu için bu operasyon da medya tarafından suskunlukla karşılandı.

Bu büyük operasyonu, birçok gazete içerden küçük bir şekilde verip, arkasından tek bir haber bile yapmamayı başardı!

Bir başka örnek MİT Kanunu…

Bir savcı MİT Müsteşarını ifadeye çağırdı ama görevinden alındı!

Büyük medya olayı trene bakar gibi karşıladı!

Şimdiye kadar Ergenekon Davasında savcılara “yargı bağımsız, davalar süratle devam etmeli” diyerek tam destek veren yandaş medya, ‘Canları Başbakanları’ üzülmesin diye MİT olayında savcıyı ilk günden itibaren hedef alan yayınlar yaptı.

Yeniakit, Yenşafak, Star, Takvim ve Sabah gazeteleri, müsteşarın ifadeye çağrılamayacağını, bunun için Başbakan’dan izin alınması gerektiğini ve savcının ‘hukuksuz’ davrandığını yazıp çizdi.

Zaman, Bugün ve Taraf gazetesi diğer medyadan ayrı olarak hükümeti haklı olarak eleştirdi MİT Kanun Teklifinden dolayı eleştirdi.

Yani şimdiye kadar güç birliği yapan medya ikiye bölündü.

Hatta başında eski Zaman gazetecisi olan Star gazetesi ve yazarları, bu olayda çirkefçe haber ve yazılara imza attılar.

Acaba şimdiye kadar “yargı bağımsız” diyen, Ergenekon Davalarını sonuna kadar destekleyen yandaş medya, ne oldu da MİT Müsteşarı ifadeye çağrılınca birden yargıyı suçlamaya kalktı ve yargının bağımsız olmadığını yaptıkları yayınlarla bizlere gösterdi? Acaba ne oldu da şimdiye kadar güç birliği yaptıkları medyaya karşı bir linç kampanyası içine girdi ve şimdiye kadar her taşın altında cemaati arayanlarla birlikte hareket etmeye başladı?

İşte ikiyüzlülüğün daniskası diye buna denir arkadaş!

‘Yalan Dünya’ ama anlattıkları gerçek

Bu sezon yeni bir dizi başladı Kanal D’de…

Adı Yalan Dünya…

Yıllarca Avrupa Yakası adlı diziyle milyonları güldüren Gülse Birsel, yine çok güzel bir iş çıkarmış…

Gerçekten zor iş her bölümde insanları güldürmek, bu kadar espriyi bir araya getirip eğlenceli bir dizi yapmak…

Hele hele gerçeklere (Örneğin bazı sanatçıların sırf çıkarları için sosyal projeli eylemlere katılmaları veya geçtiğimiz haftaki bölümde olduğu gibi Van depremini hatırlatmak) değinerek hem mesaj verip hem de birileriyle dalga geçmek ama halkı anlatmak… Doğrusu ya zor iş tüm bunlar ama bu dizi başarmış işte…

Bize de dizideki Açılay’ın dediği gibi, “Emeğinize sağlık” demek düşüyor…