Ölümün Hayatı-1
Tarih ölümün hayatına çok defalar şahitlik etmiştir. Birçok devlet ölümüyle birlikte hayat bulmuştur tarih sahnesinde. Buna sayısız örnekler sıralayabiliriz. Aynı şekilde tarihte devlet adamları ölümleriyle birlikte hayat bulmuşlardır. Ölümü göze alarak korkmadan ilerleyerek hayat sahnesinde etkili olmuşlardır. Nasıl mı dersiniz?Tarihte ve hazır zamanda ortada olan bir gerçek var ki tarihte doğrular ve yanlışlar değişmektedir ve kim tarihin doğru olan yerinde durursa tarihe adını altın harflerle yazdıracaktır. Yani sürekli değişen dünyaya ayak uydurabilen bir tarih anlayışına sahip olabilemek demek tarihi doğru okumak demektir. Sebepler dairesinde devlet adamları ve devletler yerinde ve zamanında doğru hamleleri yapabilirlerse yaşam sürelerini uzatmış olurlar. Yakın tarihimizden örnekler verecek olursak tarihte birbirine ezeli düşman olan Fransa-Almanya şu an ittifak içindedirler. Evet azılı düşmanlar dost olmuşlardır. Birbirleriyle savaşmanın anlamının olmadığını gören bu devletler zor da olsa ittifak edecek noktaları bulmuşlar ve ittifak etmişlerdir. Çıkarları gereği belki bir dönem azılı düşmandılar şimdi ise can-ciğer kuzu sarması. Türkiye açısından olaylara bakarsak yüzyıllardır beraber yaşadığımız insanlarla birer birer düşman olmaya başlamışız. Özellikle 1900’lü yıllardan sonra etrafımızdaki hemen hemen tüm devletlerle ciddi sıkıntılar yaşamışız ve bunun bedelini de sürekli olarak ödemek durumunda kalmışız. Özellikle hem ticari ilişkiler hem insani ilişkiler anlamında aynı coğrafyanın kardeş insanları birbirlerini düşman bellemişler. Yıkmak kolay olduğu için araya düşmanlık sokmak dış güçler için zor olmamış. Ama bir süre bir çok devlet adamımız bu düşmanlığın bize zarar verdiğini bile görememiş. Kurtuluş Savaşı’nı kazanmışız ama bu coğrafyadan soyutlanarak....
Devamını Oku
